Round two: fight!
Gelecekle yada geçmişle ilgili alıp veremediğim yok. Artık yok. Eskiden vardı ama açıklamaya değmez bile. Tamamen kişisel olunca ve aklımdan geçen düşünceler ışık hızında olunca, “a” demeden binlercesi aynı hızda kayboluyor. Geriye kalan tek şey şimdi ifade etmeye çalıştığım, aslında altında ne yattığını tahmin edemediğim düşüncelerden ibaret. Ne olduğunu bile bilmediğim şeyi nasıl olurda buraya, yazıya dökmeye çalışabilirim ki? Ki ki ki.... laf kalabalığı yapıyorum tabiki. Zaten her zaman, en keyif verici olan da laf kalabalığı, geyik, boşluk, düşünme, hiç birşey değil midir? Bence kesinlikle öyle. Bulmacaları yada tereddütleri görüş alanımızdan uzaklaştırdığımızda telafuz edeceğimiz herhangi kelime “zararın neresinden dönersen kârdır” misali, bir çeşit kazanç sağlıyor hissiyat olarak. Yanılıyor muyum?
Gene tüten sigara ve ısınmakta olan kırmızı teneke içindeki biraya bakar düşünür haldeyim. Kulağıma japon ezgilerini anımsatan tiz ve yalpalayan melodiler doluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder